ABD ve İsrail’in İran’a Yönelik Operasyonları: Riskler, Senaryolar ve Bölgesel Yansımalar

guncel | 02.03.2026 11:11

ABD ve İsrail'in İran'a Yönelik Operasyonları

Marmara Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Bilgehan Alagöz, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının muhtemel sonuçları ve olası senaryolarını kapsamlı şekilde değerlendirdi. 28 Şubat'ta başlayan ABD'nin "Destansı Öfke Operasyonu" ve İsrail'in "Kükreyen Aslan Operasyonu", entegre bir stratejik çerçeve içerisinde uygulanmakta olup, Haziran 2025’te yaşanan çatışmaların devamı niteliği taşımaktadır. Bu operasyonların hedefi, İran'ın askeri altyapısına zarar vermekten ziyade rejimin bölgesel hegemonya iddiaları ve davranış kalıplarını dönüştürmektir.

Operasyonların Tarihsel ve Stratejik Bağlamı

ABD Başkanı Donald Trump'ın operasyon açıklamasında, 1979 İslam Devrimi'nden itibaren ABD-İran ilişkilerinde yaşanan kritik kırılma noktalarına vurgu yapılmıştır. Bu söylem, sadece uluslararası meşruiyet kazanmakla kalmayıp, aynı zamanda ABD iç politikasında İsrail güvenliğinin önceliğine yönelik eleştirileri engelleme amacını da taşımaktadır. İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in hedef alınması, sadece sembolik liderlik tasfiyesi olmaktan çıkarak İran karar alma mekanizmasındaki merkezi otoriteyi zayıflatmaya yönelik bir hamle olarak değerlendirilmiştir.

İran rejimi, kişi merkezli olmaktan ziyade kurumsal bir yapıya sahiptir. Haziran 2025 çatışmaları sırasında Hamaney'in kamuoyundan üç gün boyunca çekilmesi, liderlik boşluğunun risklerini gündeme getirmiş ve bunun sonucu olarak Ulusal Savunma Konseyi devlet bünyesinde kurulmuştur; bu gelişme kriz yönetimini tek bir lidere bağımlı olmaktan çıkararak kurumsal kolektif yapıya taşımıştır. Hamaney’in ölümünden sonraki askeri reflekslerin kesintisiz devam etmesi bu hazırlıkların etkisini göstermektedir.

Hamaney Sonrası Olası Senaryolar

İran Anayasası'nın 111. maddesine göre liderlik boşluğunda Geçici Liderlik Konseyi devreye girmekte ve bu konsey 1 Mart tarihinden itibaren faaliyet göstermeye başlamıştır. Konsey üyeleri arasında İran Cumhurbaşkanı, Yargı Başkanı ve Anayasayı Koruyucular Konseyi üyelerinden seçilen önemli dini figürler yer almaktadır. Kalıcı lider seçimi ise Uzmanlar Meclisi'nin yetkisindedir.

Rejim içi dinamikler ile dış baskıların etkisi altında şekillenen senaryolar arasında ön plana çıkan üç durum şöyledir:

  • Sert Rejim Geçişi: Devrim Muhafızları Ordusu'nun öncülüğünde otoriter ve baskıcı bir yapının tesis edilmesi olasılığıdır. Bu senaryo iç muhalefeti sert şekilde bastırırken, rejim içi çatışmaları ve toplumsal kutuplaşmayı artırabilir.
  • Beka Odaklı Ara Rejim: Milli Ordunun kontrolünde, ulusal güvenlik öncelikli geçiş süreci öngörülür. Bu model, ideolojik baskınlığı dengelemeye çalışsa da etnik ve bölgesel gerilimlerin yoğunlaşması riski taşımaktadır.
  • Kontrollü Reform ve Dönüşüm: Devlet aklını temsil eden kişilerin öncülüğünde, Velayet-i Fakih sistemini koruyarak ekonomik reformlar ve dış ilişkilerde esneklik getiren sınırlı bir değişim modeli gündeme gelebilir. Ancak savaş koşullarında gerçekleşme olasılığı sınırlıdır.

Bu seçenekler, İran rejiminin çöküşünden ziyade elitler arası güç paylaşımı ve kontrollü geçiş süreçlerine işaret etmektedir. ABD'nin politik yaklaşımı da kaotik bir boşluk yerine bu kontrollü senaryoya yöneliktir. Ancak İsrail bu süreçte daha radikal rejim değişikliği hedeflemektedir.

İran’ın Misilleme Stratejisi ve Bölgesel Krizin Yansımaları

İran, saldırıların ardından İsrail, ABD üsleri ve Körfez ülkelerine yönelik misillemelerde bulunmuştur. Bu stratejinin arkasında sadece askeri kapasite değil, aynı zamanda siyasi ve ekonomik rasyonalite de yer almaktadır. İran, uzun süreli ve yoğun bir doğrudan savaşın sürdürülebilir olmadığı değerlendirmesini yapmaktadır. Bölgedeki ekonomik ve enerji altyapısına yönelen baskı aracılığıyla ABD üzerindeki diplomatik baskıyı artırmayı amaçlamaktadır.

Körfez ülkelerindeki Şii nüfusun potansiyel toplumsal mobilizasyonu, İran için önemli bir dolaylı baskı aracını teşkil etmektedir. 2016'da Suudi Arabistan'da Nimr el-Nimr’in idamı sonrası yaşanan protesto dalgaları, İran’ın bölgesel etkisini göstermektedir. İran'ın bu baskı sürecinin devamında sadece vekil aktörleri değil, bölgedeki toplumsal kırılganlıkları da kullanma ihtimali bulunmaktadır.

Siyasi gelişmeler, 2020'de BAE ve Bahreyn'in İsrail ile normalleşme anlaşmalarının bu ülkeleri İran tehdidine karşı otomatik olarak korumadığını ortaya koymuştur. Ayrıca, 2023'te Çin aracılığıyla sağlanan Suudi Arabistan-İran uzlaşmasının mevcut kriz ortamında işlevsiz kaldığı anlaşılmaktadır.

İran’da Kontrollü Geçiş ve Gelecek Perspektifi

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonları, klasik askeri caydırıcılığın ötesinde bir rejim dönüşümü stratejisi olarak değerlendirilmektedir. Hamaney’in ölümü bu stratejinin zirvesi olsa da İran’ın kurumsal düzenlemeleri ve olası senaryolar daha çok kontrollü ve kademeli geçiş olasılığını işaret etmektedir. Öte yandan İran’ın Körfez bölgesine yönelen misillemeleri, krizin ağırlık merkezini enerji arz güvenliği ve bölgesel istikrar üzerine kaydırmaktadır. Önümüzdeki süreçte, bu dolaylı baskının ABD'yi diplomatik çözüme mi yoksa uzun süreli gerilimlere mi iteceği belirleyici olacaktır.

Türk Kızılay’dan 2026 Ramazanı’nda 21 Ülkede İnsani Yardım Seferberliği: Gazze’de Günde 60 Bin İftar

Türk Kızılay, 2026 Ramazan programı kapsamında Gazze başta olmak üzere 21 ülkede iftar, sahur ve gıda kolisi dağıtımları yaparak ihtiyaç sahiplerine ulaşıyor. Savaş, yoksulluk ve yerinden edilme krizlerinin yaşandığı bölgelerde sıcak yemek ve temel ihtiyaç desteği veriliyor.

2.03.2026 11:11:00
guncel
Yıldız Hamidiye Camisi: Osmanlı'nın Son Dönem Mimarisi ve 2. Abdülhamid'in Sanatçılığı

İstanbul Beşiktaş'taki Yıldız Hamidiye Camisi, geç Osmanlı mimarisinin nadide örneklerinden biri olarak, 2. Abdülhamid'in el işçiliği ve özgün mimari özellikleriyle dikkat çekiyor. Cami, hem tarihi suikast girişimi hem de hat sanatı açısından benzersiz bir öneme sahip.

2.03.2026 11:12:00
guncel
Torbalı’da Meslek Lisesi Öğretmen ve Öğrencilerinden Mevsimlik Tarım İşçilerine İftar Desteği

Torbalı Cumhuriyet Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğretmen ve öğrencileri, mevsimlik tarım işçileri için iftarlık yemekler hazırlayarak sosyal sorumluluk örneği sergiledi. Ramazan ayının dayanışma ruhunu yaşatan proje kapsamında 150 kişilik iftar menüsü dağıtıldı.

2.03.2026 11:13:00
guncel
İran'dan Tahliye Edilen Çin Vatandaşları Azerbaycan Astara'da Güvenli Bölgeye Ulaşıyor

ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları devam ederken, 18 Çin vatandaşı güvenlik gerekçesiyle İran'dan Azerbaycan'a tahliye edildi. Tahliye edilenler, Azerbaycan'ın Astara kontrol noktasında Bakü'ye hareket etmek üzere hazır bulunuyor.

2.03.2026 11:14:00
guncel
Karadeniz’in Eşsiz Lezzeti Maydanoz Köftesi: Tarihi Tarif ve Detaylı Yapılışı

Karadeniz mutfağının özgün tatlarından maydanoz köftesi, bulgur, maydanoz ve baharatlarla hazırlanan besleyici bir yemek olarak sofralarda yerini alıyor. Sosyal dayanışmayı güçlendiren bu yöresel lezzetin detaylı yapım aşamaları ve malzemeleri haberimizde.

2.03.2026 11:14:00
guncel