İsrail’in Mezhep Temelli Stratejisi: Orta Doğu’yu Derin Bir Çıkmaza Sürükleme Planı

guncel | 06.04.2026 11:34

İsrail’in Mezhep Temelli Stratejisi Orta Doğu’yu Krize Sürüklüyor

Mardin Artuklu Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Doç. Dr. Necmettin Acar, İsrail’in Orta Doğu’daki mezhep çatışmalarını derinleştirerek bölgeyi stratejik bir çıkmaza sürüklemeye çalıştığını ifade ediyor. 28 Şubat tarihinde İran’a yönelik başlatılan ABD-İsrail saldırılarının, sadece askeri kapasiteye zarar vermekle kalmadığı; aynı zamanda Orta Doğu’da kapsamlı siyasi ve mezhepsel bölünmeleri derinleştirme hedefi taşıdığı belirtiliyor.

Bölgesel Güvenlikte Yeni Tehdit: İsrail’in Revizyonist Politikaları

İsrail, tarih boyunca etrafını kuşatan Arap coğrafyasında varlık ve güvenliğini artırmak amacıyla, komşular arasındaki mezhepsel ve siyasi rekabeti kendi lehine kullanıyor. Bu strateji, Şii-Sünni gerilimini kasıtlı şekilde tırmandırarak çift taraflı istikrarsızlık yaratmak ve bölgedeki rakip güçlerin iç siyasi sorunlara odaklanmasını sağlamak yönünde ilerliyor. Böylece İsrail, bu gerilimlerle kendi manevra alanını genişletirken, “yaşam sahası” olarak adlandırdığı güvenli coğrafi alanı oluşturmayı hedefliyor.

Jeopolitik Genişlemenin Temeli: “Yaşam Sahası” Kavramı

Alman jeopolitisyen E. C. Haushofer’in ortaya koyduğu “Lebensraum” (yaşam sahası) kavramı, bir devletin uzun vadede varlığını sürdürebilmesi için coğrafi genişleme ihtiyacını vurgular. İsrail bu çerçevede, sınırlı toprak, doğal kaynak ve jeopolitik derinlik eksikliğini gidermek amacıyla, sınırlarını genişletmeyi rasyonel bir hayatta kalma stratejisi olarak benimseyerek enerji, su ve askeri avantaj sağlayan bölgeleri hedef alıyor. Bu durum, İsrail’in “Büyük İsrail” hedeflerinin dini değil, stratejik bir zorunluluk olduğunu gösteriyor.

İsrail’in Mezhep Ayrışmalarını Jeopolitik Kazanca Dönüştürme Yöntemi

İsrail’in İran’a yönelik son saldırıları sadece askeri bir operasyon olarak değil, bölgedeki siyasi ve mezhepsel ayrışmayı derinleştirmek için planlanmış geniş kapsamlı bir strateji olarak değerlendirilmelidir. ABD’nin İsrail’in savunmasına öncelik verirken Körfez ülkelerini İran’ın misillemelerine karşı savunmasız bırakması, bu stratejinin bir parçası olarak görülmektedir. Körfez ülkelerinin İran’a karşı oluşturduğu tehdit algısı ve İsrail’le kurdukları güvenlik ilişkileri, bu stratejik hamleleri kolaylaştırmıştır.

Çatışmanın Coğrafi Yayılımı ve Toplumsal Algının Şekillenmesi

İsrail’in stratejisinin bir sonraki aşaması, Körfez ülkelerini doğrudan İran karşıtı çatışmanın içine çekerek bölgesel ayrışmaların kalıcı hale gelmesini sağlamak ve böylece İran-Arap dünyası arasında kalıcı düşmanlık hattı oluşturmaktır. Aynı zamanda İran’ın bölgeye yönelik misillemeleri ve ekonomik güvenlik riskleri, bu ülkelerde İran karşıtı tutumların ve mezhepsel kutuplaşmanın artmasına zemin hazırlamaktadır.

İran’a Karşı Artan Askeri Baskı ve Bölgesel Sonuçları

İsrail, İran üzerindeki askeri baskıyı artırarak Tahran’ı Şii unsurları daha aktif kullanmaya zorlamayı amaçlıyor. Bu durum Suudi Arabistan, Bahreyn gibi ülkelerde Şii nüfusun güçlenmesine ve iç istikrarsızlık riskinin artmasına yol açabilir. Bu şekilde bölge ülkeleri kendi iç sorunlarına odaklanırken, İsrail’in güvenliği için stratejik avantajlar artacaktır.

Mezhep Ayrışmasının Bilinçli Kullanımı ve Bölgesel Güvenlik İçin Çözüm Önerileri

İsrail’in bölgesel stratejisinde mezhep çatışmalarını derinleştirerek jeopolitik alanda avantaj sağlamak için mezhep ayrışmasını bilinçli ve stratejik bir araç olarak kullandığı görülmektedir. Bu durum, bölgedeki aktörler arasındaki işbirliğini zayıflatmakta ve kırılgan bir jeopolitik ortam yaratmaktadır. Bu risklerin yönetilebilmesi için, mezhepler üstü kapsayıcı güvenlik diyalogları ve iç siyasi bütünleşmeyi teşvik eden politikaların eş zamanlı uygulanması gerekmektedir. Türkiye’nin dengeli ve kapsayıcı bölge politikası, bu anlamda kritik bir rol oynamaktadır.

İran Dışişleri Bakanı Arakçi’den ABD’nin Olası Saldırılarına Karşı Sert Uyarı

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD’nin İran altyapısına yönelik herhangi bir saldırısına, İran Silahlı Kuvvetleri tarafından güçlü bir karşılık verileceğini belirtti. Bölgedeki gerginlikler ve güvenlik konuları yapılan telefon görüşmesinde masaya yatırıldı.

6.04.2026 11:34:00
guncel
Şırnak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Abdurrahim Alkış'tan Anadolu Ajansı'nın 106. Yıl Kutlaması

Prof. Dr. Abdurrahim Alkış, Anadolu Ajansı'nın 106 yıllık başarılı habercilik misyonunu vurgulayarak, kuruluş yıl dönümünü kutladı. Doğru ve hızlı haber anlayışının sürdürülmesini temenni etti.

6.04.2026 11:36:00
guncel
Çanakkale Valisi Ömer Toraman’dan Anadolu Ajansı’nın 106. Yılına Özel Anlamlı Mesaj

Çanakkale Valisi Ömer Toraman, Anadolu Ajansının 106. kuruluş yıl dönümünde güvenilir ve tarafsız habercilik anlayışını vurgulayarak tüm çalışanları tebrik etti. Anadolu Ajansının Milli Mücadele’den bu yana ülke tarihindeki önemine dikkat çekti.

6.04.2026 11:37:00
guncel
Anadolu Ajansı 106. Yaşında: Bağımsız ve Cesur Haberciliğin Simgesi

Mardin Artuklu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim Özcoşar, Anadolu Ajansı’nın 106. kuruluş yıl dönümünde bağımsız ve cesur habercilik anlayışını vurgulayarak çalışanları tebrik etti. AA’nın küresel çapta saygın bir haber ajansı olduğunu belirtti.

6.04.2026 11:37:00
guncel
Antalya Valisi Hulusi Şahin’den Anadolu Ajansı’nın 106. Yıl Dönümü Mesajı

Antalya Valisi Hulusi Şahin, Anadolu Ajansı’nın 106. kuruluş yıl dönümünü kutlayarak AA’nın milli mücadelede ve günümüzdeki rolünü vurguladı. AA’nın hakikatin rehberi olarak uluslararası kamuoyuna önemli katkılar sağladığını belirtti.

6.04.2026 11:38:00
guncel