Osmaniye'de "Beyaz Yürüyüş"te Sağlıkta Ticarileşme ve Şiddete Karşı Güçlü Mesaj
Osmaniye'de "Beyaz Yürüyüş" ile Sağlıkta Krize Dikkat Çekildi
Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve tabip odalarının öncülüğünde yürütülen "Beyaz Yürüyüş" etkinliği Osmaniye'de yoğun katılımla gerçekleştirildi. Etkinlik, 14 Mart'ta Ankara'da yapılacak olan "Beyaz Buluşma" öncesinde sağlık çalışanlarının bir araya gelmesi ve sağlık sektöründeki mevcut sorunlara vurgu yapılması amacıyla düzenlendi.
Sağlıkta Ticarileşmenin Olumsuz Sonuçları Eleştirildi
TTB Merkez Konsey üyesi Dr. Ali Kanatlı, sağlıkta dönüşüm programının "ucube bir sistem" olarak tanımlanarak Türkiye'deki sağlık sisteminin çöktüğünü söyledi. Kanatlı, hekim emeğinin değersizleştiğini ve hastaların müşteri şeklinde görüldüğünü belirterek, sağlık hizmetinin insan hakkı olmaktan çıkarılıp tamamen ekonomik metaya dönüştürüldüğüne dikkat çekti. İnsan sağlığının değil, sermayenin öncelendiğinin altını çizdi.
Deprem Bölgesindeki Sağlık Hizmetleri Yetersizliği ve Kaynak Dağılımı
Deprem bölgesinde sağlık tesislerine ayrılan bütçenin yetersiz kullanıldığına dikkat çekildi. Kanatlı, 400'ü aşkın aile hekiminin sınırlı imkanlarla 21 metrekarelik aile sağlık merkezlerinde hizmet verdiğini ifade etti. Ayrıca, deprem bölgesindeki eksik hasta yatakları ve yoğun bakım kapasitesinin kritik seviyede düşüklük gösterdiğine vurgu yapıldı. Bu durumun hastaların yoğun bakımda uzun süre beklemek zorunda kalmasına, dolayısıyla sakatlık ve ölüm riskinin artmasına yol açtığı belirtildi.
Sağlık Personeline Teşvik Eksikliği ve Eğitim Sorunları
Deprem bölgesindeki branş uzmanı eksikliği ile sağlık çalışanlarının bölgede kalıcı olmaması sorunu ele alındı. Hizmet yükümlülüğü için gelen hekimlerin çoğunun kısa zamanda ayrıldıkları veya görevi tamamlar tamamlamaz bölgeden ayrıldıkları kaydedildi. Ayrıca, tıp eğitiminin yetersizliği ve akademisyen sayısının azlığı mesleki eğitimin kalitesini olumsuz etkilediği vurgulandı.
Sağlık Bakanlığı'na Çağrı: Deprem Bölgesine Öncelik Verilsin
Türk Tabipleri Birliği yetkilileri, Sağlık Bakanlığı bürokratlarının deprem bölgelerine giderek yerinde inceleme yapmasını ve sağlık sisteminde gerekli düzenlemeleri acilen hayata geçirmesini talep etti. Kamuoyuna ve yetkililere, sermayeye değil topluma yönelik bir sağlık sistemi kurulabileceği mesajı iletildi.
Bu etkinlik ve yapılan açıklamalar, sağlık sektöründeki sorunlara dikkat çekmek ve çözüm için kamuoyunun farkındalığını artırmak amacıyla önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.Hatay Emlakbank 1. Etap Konutları Davasında Yurt Dışı Çıkış Yasağı Talebi Reddedildi, Duruşma 3 Temmuz'a Ertelendi
Hatay’da 6 Şubat depremlerinde yıkılan Emlakbank 1. Etap Konutları davasında sanıkların yurt dışı çıkış yasağı talebi mahkeme tarafından reddedildi. Yeni bilirkişi raporu beklenerek duruşma 3 Temmuz tarihine ertelendi.
13.03.2026 16:18:00yerel
Elazığ Karakoçan'da Yaralı Puhu Kuşu Tedavi Altına Alındı
Elazığ Karakoçan ilçesinde yaralı halde bulunan puhu, Doğa Koruma ve Milli Parklar ekipleri tarafından teslim alınarak tedaviye alındı. Kuş, iyileştikten sonra doğaya bırakılacak.
13.03.2026 16:19:00guncel
Giresun Alucra'da Halk Eğitimi Merkezi'nden İlçe İlkokul Öğrencilerine Ücretsiz Eşofman Desteği
Giresun Alucra Halk Eğitimi Merkezi tarafından hazırlanan eşofman takımları, sosyal sorumluluk projesi kapsamında ilkokul öğrencilerine ücretsiz dağıtıldı. Proje, öğrencilerin ihtiyaçlarını karşılarken kursiyerlerin mesleki becerilerini üretime dönüştürmeyi hedefliyor.
13.03.2026 16:27:00guncel
Tuna Ortaylı Kazıcı Kimdir? İlber Ortaylı'nın Kızının Akademik Kariyeri ve Hayatı
İlber Ortaylı'nın kızı Tuna Ortaylı Kazıcı, sosyal bilimler ve kültürel miras alanında önemli akademik çalışmalara imza atan bir akademisyendir. Özellikle eğitim hayatı ve babasından aldığı entelektüel mirasla gündemde olan Kazıcı, özel hayatını medyadan uzak tutmaktadır.
13.03.2026 16:29:00haber
Uluslararası Adalet Divanı’nda Güney Afrika-İsrail Soykırım Davasına Namibya, ABD, Macaristan ve Fiji’den Müdahil Başvurusu
Namibya, ABD, Macaristan ve Fiji, Güney Afrika'nın İsrail aleyhine açtığı soykırım davasında Uluslararası Adalet Divanı’na müdahil olduklarını bildirdi. Dört ülke, soykırım suçunun ağır doğası ve yüksek ispat standardının korunması gerektiğini vurguladı.
13.03.2026 16:15:00guncel