Rusya ve Çin İran'a Ne Kadar Destek Verecek? İngiltere’nin ABD-İsrail Operasyonlarındaki Rolü ve Bölgesel Dinamikler

dunya | 03.03.2026 06:24

İngiltere’nin ABD-İsrail Saldırıları İçin Üs Kullanımına İzin Vermesi Bölgesel Krizi Derinleştiriyor

İngiltere’nin, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri operasyonlarında hava üslerini kullanma izni vermesi, Tahran’ın dış destek arayışlarını ön plana çıkardı ve bölgesel gerilimi artırdı. Bu gelişme, İran’ın uluslararası ilişkilerinde kilit pozisyona sahip olan Rusya ve Çin’in hangi ölçüde destek sağlayacağı sorusunu gündeme getirdi.

Rusya’dan Sözde Destek ve Stratejik İlişkiler

Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov, Washington ile Tahran arasındaki gerginliğin “açık bir saldırganlığa” dönüşmesinden duydukları hayal kırıklığını vurgularken, Moskova’nın İran ve bölge ülkeleriyle sürekli iletişimde olduğunu açıkladı. Rusya Dışişleri Bakanlığı ise ABD ve İsrail’in İran’a yönelik provokasyonlarını eleştirerek, bu saldırıları egemen devletlere yönelik siyasi suikastlar olarak nitelendirdi.

Bu bağlamda, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, İran’ın dini lideri Ayetullah Hameney’in muhtemel öldürülmesi olayını uluslararası hukukun ihlali olarak tanımlayarak başsağlığı mesajı gönderdi. Ancak Kremlin, ABD Başkanı Trump’a yönelik eleştirilerde bulunmaktan kaçınarak, özellikle Ukrayna konusunda Washington ile iş birliğini sürdürdüğünü belirtti.

Rusya’nın İran ile askeri destek alanında artan iş birliği mevcut olmakla birlikte, bunun kapsamı büyük ölçüde sınırlı kalıyor. 2025 yılında imzalanan stratejik ortaklık anlaşması karşılıklı savunma garantisi içermiyor ve ekonomik ilişkiler mütevazı düzeyde seyrediyor. Moskova, İran’a yönelik askeri tedarikte gelişmeler kaydetse de—örneğin Su-35 savaş uçakları ve Mi-28 helikopter tedariki—söz konusu desteğin sahada önemli bir müdahaleye dönüşeceğine dair güçlü işaretler bulunmuyor.

Çin’in Ekonomik Bağları ve Uzun Vadeli Stratejisi

Çin, İran’a yönelik sert ABD yaptırımlarına rağmen, ekonomik partner olarak kritik bir destek sağlıyor. Pekin, İran’ın en büyük ticaret ortağı ve petrol alıcısı durumunda olup, yaptırımlardan kaçınmak için “hayalet filolar” olarak adlandırılan gemi ağlarıyla Tahran’dan önemli miktarda petrol tedariki gerçekleştiriyor. 2025 yılında İran petrolünün %80’inden fazlasını satın alan Çin, böylelikle İran ekonomisinin istikrarına ve savunma bütçesine katkı sağlıyor.

2021’de imzalanan ve İran’ın altyapısı ile telekomünikasyon sektörlerine milyarlarca dolar yatırım vadeden 25 yıllık stratejik anlaşma, iki ülke arasındaki iş birliğini derinleştirdi. Çin, bölgedeki çatışmalarda ise daha çok diplomatik bir denge unsuru rolü üstleniyor ve dış müdahaleye karşı tutum alarak ABD’nin müdahale politikalarını eleştiriyor.

Bu strateji, Çin’in Ortadoğu’daki enerji ve jeopolitik çıkarlarını korurken, bölgesel istikrarsızlığın küresel petrol piyasalarında ani sarsıntılar yaratmasını önlemeyi amaçlıyor. İran’ın mevcut rejiminin çökmesi, Pekin için sadece ekonomik değil, aynı zamanda bölgesel güç dengesi açısından da büyük bir kayıp anlamına gelir.

Rusya ve Çin’in Sınırları: İran’a Destekte Sınırlar ve Riskler

Her iki ülke için de İran desteklenmesi gereken önemli bir aktör olsa da, Moskova ve Pekin’in bu konuda sınırlı bir yaklaşım benimsediği görülüyor. Rusya, askeri müdahaleyi büyük ölçüde sınırlı bırakıyor ve Ukrayna savaşının öncelik olmasından dolayı İran meselesine tam angaje olamıyor. Çin ise esas olarak ekonomik boyutta destek sağlarken, siyasi açıdan kontrollü bir denge politikası izliyor.

Bu durum, ABD ve İsrail’in İran’a operasyonları sürerken, Tahran’ın dış destek kanallarını kısmi derecede açık tutmasına ve bölgesel gerilimin uzun vadede devam etmesine yol açıyor. Hem Moskova hem Pekin, çok taraflı bölgesel mekanizmalar içinde İran’ın istikrarını kendi stratejik çıkarları açısından önemli görüyor ancak bu desteğin kapsamı askeri müdahalelerden ziyade diplomasi ve ekonomik iş birliğiyle sınırlı kalıyor.

ABD-İsrail İttifakı ve İran Gerilimi: Abbas Arakçi’den Sert Tepki

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD’li siyasetçi Marco Rubio’nun İran saldırılarına dair açıklamalarını, ABD’nin İsrail adına savaşa girdiğini itiraf etmesi olarak değerlendirdi. Arakçi, sözde İran tehdidinin asla gerçek olmadığını ve sorumluluğun İsrail’i önceleyenlerde olduğunu vurguladı.

3.03.2026 06:35:00
yerel
Senegal Eski Cumhurbaşkanı Macky Sall BM Genel Sekreterliği İçin Resmen Aday Oldu

Senegal'in eski Cumhurbaşkanı Macky Sall, Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği makamı için resmi adaylık başvurusunu yaptı. Adaylığı, Afrika Birliği Dönem Başkanı Burundi Devlet Başkanı tarafından destekleniyor.

3.03.2026 06:28:00
guncel
İran’dan ABD’ye Sert Tepki: “İsrail İçin Savaşa Girdiniz, İran Tehdit Değil”

İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun İran’a yönelik “acil tehdit” açıklamalarına sert yanıt verdi. Erakçi, Washington’u İsrail adına savaş başlatmakla suçladı ve İran’ın hiçbir zaman tehdit olmadığını vurguladı.

3.03.2026 06:22:00
dunya
TİKA Başkanı Abdullah Eren, Bosna Hersek’te Uluslararası Saraybosna Üniversitesi’nde Öğrencilerle Sahurda Buluştu

TİKA Başkanı Abdullah Eren, Bosna Hersek’te Uluslararası Saraybosna Üniversitesi’nde düzenlenen sahur programında öğrenci ve Türk yetkililerle bir araya geldi. Eren, TİKA’nın bölgedeki projelerini ve Türkiye’nin Balkanlar’daki istikrar katkılarını anlattı.

3.03.2026 06:19:00
guncel
İran ve Afganistan Dışişleri Bakanları ABD-İsrail’in Saldırılarını Sert Dille Kınadı, Bölgesel Gerilimler Masaya Yatırıldı

İran ve Afganistan dışişleri bakanları, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri saldırılarını uluslararası hukuk ihlali olarak değerlendirirken diplomasi çağrısı yaptı. Görüşmede ayrıca Afganistan-Pakistan gerilimi ve bölgesel istikrar da kapsamlı şekilde ele alındı.

3.03.2026 06:21:00
guncel